Messages
202
Reactions
320
Yükleyeceğimi söylediğim Walter Feldman makalesi. Kevserî Mecmuasının analizi, bu makalede bahsedilen değişikliğin zamanlamasına bazı soru işaretleri koyuyorsa da, bence Osmanlı müziğinin tarihi konusundaki en önemli makalelerdendir. Şu an bunu koyuyorum, ama bu aslında 50 sayfa uzunluğunda bir makalenin özeti niteliğindedir, belki bir süre sonra onu da paylaşırım.
Feldman'ın kullandığı İngilizce biraz ağırdır, ama hepsini çevirecek zamanım da olmadığından özetin özetini çıkarıyorum:
  • Osmanlı müziğinin teorik temelleri, makam dünyasına yayılmış olan, İran ve Afganistan merkezli bir devirden gelmektedir. Makalenin uzun versiyonunda bu tür musıkî devirlerine "sentez" adını vermektedir Feldman. Bu "sentez" de, İslam dünyasının çoğunu (ne zaman başladığı konusunda tam bir fikir birliği olmasa da) 16. yüzyıla kadar etkileyecektir.
  • 16. yüzyılda İran'ın Safevi (yâni Şii) kontrolüne geçmesi, hem makam musıkî dünyasını ikiye (hatta üçe, Osmanlı/İran/Orta-Güney Asya şeklinde) bölecek, hem de Safevi İran'daki dinî liderlerin müziğe negatif bakış açısı nedeniyle, Osmanlı'da saraylarda çalınmaya devam edilen müziğin İran'da popüler müzik formlarına evrilmesine neden olacaktır.
  • Bu da Osmanlı'da, Türkçe sözleri olan yeni bir repertuvar doğuracaktır. Bu süreçte, peşrev gibi eski dönemden kalma enstrümantal türler yaşamaya devam ederken, sözlü eserlerde Türkü, Varsağı gibi halk müziğinden saraya çıkarılmış türler, ve Murabba gibi yeni oluşturulmuş formlar yaygınlaşıp, eski Fars repertuvarı geride bırakılmıştır.
  • Bununla birlikte, ciddi, yavaş, ve enstrümanlardan anlaşıldığı kadarıyla daha pest ses ağırlıklı İran'dan gelme bir tavrın yerini Osmanlı halk müziğine benzer bir şekilde hızlı, virtüoziteye* önem veren, ve yerel tarzların bulunduğu bir tavır almıştır. Walter Feldman, bu dönemi, iki sentezin arasıymış gibi gösterir. (Ali Ufkî'nin MSS'deki eserleri incelerken, belki bu gözle eserlere bakmak mantıklı olabilir.)
  • Bundan sonra, Kantemiroğlu'nun Edvarı zamanı başlayan, ve 19. yüzyıla kadar devâm eden bir "yavaşlama" ve "kompleksleşme" olduğunu ifâde eder Feldman. Yerel tarzların da azaldığını söyleyen Feldman, bunun için, klasik tanburun gelişimi, Türklerin Orta Asya'dan getirdiği tiz ses ağırlıklı beğenileri, ve Bizans tavrından etki gibi muhtemel sebepler verir. Bu yeni musıkî dönemine, uzun versiyonda "Osmanlı Yeni Sentez"i der.
*Bu tavrın virtüoziteye bir yatkınlığı olup olmadığını Feldman pek açık olarak söylemez, herhalde bunun aksini düşünen, Cem Behar gibi müzikologlar olduğu için. Ancak 1700lerde oluşan tavrın virtüoziteye önem vermemesinin "yeni" olduğunu söylemesi bunu düşündüğünü gösterir.
 

Download all Attachments

Last edited:
Messages
2516
Reactions
3905
Website
link
Facebook
link
Bugün okudum ama yorum yapmayı unutmuşum.

Öncelikle 7 sayfada özet geçiyor her şeye. Yâni dolu dolu 7 sayfa, yine yeni şeyler öğrendim. Gerçekten herkesin okumasını tavsiye edebilirim. Ancak tabii belki de özet olduğundan ya da veri olmadığından muallak olan çok şey var. Örnek olarak "şuradan etkilenmiştir" diyor, ama etkilenilen neyin olduğu hiç bir yerde ya tespit edilmemiş, ya da zikredilmiyor.

İran ya da Buhara tarafından gelenler nedir meselâ? Hangi makamlar? Hangi usûller? Formlar? Daha sonra, çok sonra, Osmanlı Müziği oluşmaya başladıktan sonra bir kaç Bizans tekniği etkisinden bahsediyor ama yine etkinin ne olduğu belirtilmiyor.

Yine de benim gibi târihin özetini okumak isteyenler için güzel bir kaynak, sağ olasınız.
 
Messages
202
Reactions
320
Bugün okudum ama yorum yapmayı unutmuşum.

Öncelikle 7 sayfada özet geçiyor her şeye. Yâni dolu dolu 7 sayfa, yine yeni şeyler öğrendim. Gerçekten herkesin okumasını tavsiye edebilirim. Ancak tabii belki de özet olduğundan ya da veri olmadığından muallak olan çok şey var. Örnek olarak "şuradan etkilenmiştir" diyor, ama etkilenilen neyin olduğu hiç bir yerde ya tespit edilmemiş, ya da zikredilmiyor.

İran ya da Buhara tarafından gelenler nedir meselâ? Hangi makamlar? Hangi usûller? Formlar? Daha sonra, çok sonra, Osmanlı Müziği oluşmaya başladıktan sonra bir kaç Bizans tekniği etkisinden bahsediyor ama yine etkinin ne olduğu belirtilmiyor.

Yine de benim gibi târihin özetini okumak isteyenler için güzel bir kaynak, sağ olasınız.
Bahsettiğiniz soruların bazılarına 50 sayfalık yazısında cevap veriyor Feldman, o kağıdı da birkaç güne yüklerim. Ancak, bazı konularda da veri yok veya çelişkili maalesef, Feldman'da bu konulara çok değinmemeyi tercih ediyor.
 
Messages
2516
Reactions
3905
Website
link
Facebook
link
Belki beklentim yüksek olabilir. Veri eksikliği olabilir. 50 sayfanın özeti olduğu için normal karşılıyorum ama merâkım daha da arttı :D. Bir de işte "etkilenmiştir, olmuştur" denildiği vakit hemen "ne" diye soruyor insan. Bilmeyene anlatır gibi anlatılması lâzım kanaatimce.
 
Messages
202
Reactions
320
Belki beklentim yüksek olabilir. Veri eksikliği olabilir. 50 sayfanın özeti olduğu için normal karşılıyorum ama merâkım daha da arttı :D. Bir de işte "etkilenmiştir, olmuştur" denildiği vakit hemen "ne" diye soruyor insan. Bilmeyene anlatır gibi anlatılması lâzım kanaatimce.
Çok haklısınız. Tabii Batılı olmayan sanat müziklerinin tarihinin bilimsel açıdan, sırf ideolojik temelli olmayan bir bakış açısıyla incelenmesi çok yeni bir uğraştır, o yüzden ben de anlaşılan bu konuda gereğinden daha fazla tahammül gösteriyorum. Bütün bu ideolojik, propaganda niteliğinde "tarih"lerden sonra (ki bu bakış açıları Balkanlarda, Türkiye'de ve Arap dünyâsında hâlâ yaygındır çok üzücü bir şekilde), böyle bir tarih anlayışını görmek beni heyecanlandırıyor.
 
Top Bottom