Yukarıda bir yorum var. Ona çok içerlemiştim. "TSK bandosundan böyle bir kayıt bulamadım.Bulsamda (biraz) şaşardım." Acaba doğru yere bakmadan mı böyle iğneleyici yorumlar yapıyoruz. O banyoda 1826 yılında kurulduğundan beri her türlü kayıt var Ses ya da no nezaman tarihi
TSK Arşivinde 900’den fazla marş bulunuyor. Ancak ne yazık ki bunların sadece bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az kaydı var ve bu kayıtların çoğunluğu da Cumhuriyet dönemine ait. İngiltere, ABD ve Almanya gibi ülkelerin çok eski askeri marşları içeren devasa albümleri mevcut. Biz, 1826’dan beri köklü bir armoni müziği geleneğine sahip olmamıza rağmen, bugüne kadar 1826 yılından, yani Donizetti’nin ve 1830’ların Mahmudiye Marşı’ndan başka neredeyse hiçbir eseri duymadık.
Bu konuda ciddi bir eleştiri yapmamız gerekiyor. İnternet Alman bando eserleriyle doluyken, dünyada esas marş geleneğini ortaya çıkaran Osmanlı milletlerinin mirasçıları olarak bizler, bugün sadece Cumhuriyet armonisi ve otantik mehterden çok uzak, uydurulmuş bir modern mehter müziğiyle yetinmekteyiz.
Peki, bu 900 marş (vals, mazurka ve şotişler hariç) ne zaman Almanların yaptığı gibi albümler halinde yayımlanacak? 1826’daki armoni enstrümanları günümüzdekilerden çok farklıydı; eski model armoni enstrümanlarıyla tarihi Muzika-i Hümayun eserlerini ne zaman yeniden seslendireceğiz? Bana sorarsanız, bu devasa iş devlet kurumlarının hantallığıyla değil, ancak bağımsız derneklerin ve sivil toplumun girişimiyle çözülebilir.