Makam

DîvânMakam Robotu
Messages
45080
Reactions
354

Download all Attachments

Last edited by a moderator:
Messages
110
Reactions
182
Website
link
Facebook
link
YouTube
link
  • Bu na't-ı şerif, 18. yüzyılın önde gelen divan şairi ve bestekarlarından Yahya Nazim Çelebi'ye aittir. Divanının çalışıldığı bir doktora tezinde rastladım. Söz konusu tezin bilgilerini aşağıda iletiyorum.

  • Ayrıca bu notanın bilgisayar yazımı versiyonunu da buldum. Alaeddin Yavaşça'nın arşivinden notalarını temize geçen Semra Özgün Hanımefendi'nin emeği olan bu notayı da ekliyorum. Ancak bir noktaya dikkat çekmek isterim. Burada Zeki Arif Bey'in el yazısına benzettiğim v1 notasında değiştirici işaretlere dikkat kesildiğimde, Rauf Yekta Bey'in öne sürdüğü acemli Rast dizisinin seslerinden oluşan dizek kullanımını görüyorum. Yani v1 notasında donanımda bir şey yazmasa da alttan üçüncü çizgi "segah" perdesini temsil ediyor, en üstteki çizgi ise eviç değil acem perdesini temsil ediyor. Yani Semra Hanım'ın eserin makamını Hüseyni olarak görüp Arel yaklaşımıyla donanıma koyduğu değiştirici işaretlerden biri yanlış olmuş oluyor. Hatta Rauf Yekta'nın 256/243 oranıyla tanımladığı çengelli bemolü v1 notasında görüyoruz; onu da Arel işaretleriyle yazmak istersek aynı oranla tanımlanan bakiyye bemolüyle yazmak gerekir ki bu doğru yazılmış. Ayrıca meyanda bir si bemol görüyoruz. O da Rauf Yekta'nın 25/24 bağıl frekans oranıyla tanımladığı küçük bakiyye aralığı olarak ifade ettiği bemoldür. Arel'de ondan küçük fazla bemolü, ondan büyük ise bakiyye bemolü bulunduğu için tam karşılığı olmasa da en yakın bakiyye bemolüyle (256/243) gösterilebilir. Onu da Semra Hanım'ın notasına işliyorum. Zira o bemol hiç fark edilmemiş. Son olarak bu eser eskilerin Necid Hüseyni dedikleri cinsten, acem perdeli bir Hüseyni olarak görünüyor. Bu düşünceyle, söz konusu notayı tashih edip buraya ekliyorum.

>> Mustafa Sefa ÇAKIR - YAHYÂ NAZÎM DİVANI (İNCELEME-TENKİTLİ METİN) [Doktora tezi; 2018)
 

Download all Attachments

Messages
152
Reactions
254
Burada arel sisteminde yazıp, gereken yerlere naturel işaretleri eklemek daha alışılmış değil mi? Veya genel olarak.. Yani fadiyezsiz hüseyni nota yazılıyor mu son yüzyılda? Bilmediğimden soruyorum. Bunlar bir yana, asıl mevzu/ilgimi çeken husus, biz artık bir değişime mi gidiyoruz tedricen? Bir hüsn-i kabul var sanki yazımın değişmesiyle ilgili.
 
Last edited:
Messages
110
Reactions
182
Website
link
Facebook
link
YouTube
link
Sevgili kardeşim tam olarak amacımız alıştığımız Arel sistemine göre notayı yazabilmek ve dahi dediğiniz gibi gerekli yerlere naturel koymak. V1 notasına bakınca donanımda hiçbir şey görmüyoruz. Ancak tepede “Hüseyni” yazıyor. Başta bu şu ihtimali akla getirebilir; yazar donanımı önemsememiş ve “Hüseyni makam dizisi seslerini bilen zaten okur” demiş olabilir. Ancak bakıyoruz ki iki farklı bemol özellikle bazı yerlerde kullanılmış. Ve bu iki bemolden biri Arel ve Ezgi’nin kullandığı değil de Yekta’nın kullandığı stilden olduğu için anlıyoruz ki Yekta’nın sistemi kullanılmış. Malumunuz Yekta’nın donanımda bir şey yazmasa da ana sesleri acemli Rast dizisidir. Yani si sesi koma bemolü yazılmadan zaten segahtır. Ancak yukarıda da evici göstermek için diyez koymak zorunda kalırız. Bu işin ilk tarafıydı. Bir de olay yalnızca işaretler değil, o işaretlerin temsil ettiği frekans oranlarını unutmamalıyız. Zira Yekta’nın tanımladığı aralıklar ve bu sebeple bemol-diyezlerinin tizlik-pestlik derecesiyle Arel-Ezgi’ninkiler farklıdır. Hasılı oranlar farklı da olsa en yakınını koymak ya da hedeflenen makamı hatırlatacak doğru çeşniyi gösterir işareti yerleştirmek gerekir. İşte Arel-Ezgi’in göstergeleriyle yazarken bu hususlara dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
 
Top Bottom