Bestekâr
Mustafa Ağa (Kemani)
Güfte Sâhibi
Belirsiz
Makam
Arazbar
Form
Methiye
Usûl
Ağır Aksak
Kaynak
Sanat Müziği Notaları
Messages
1546
Reactions
1946
Merhabalar, emeğinize sağlık :)

Aslında eserin formu şarkı, Muallim İsmail Hakkı Bey öyle yazmış. Güftesi medhiye.​
En baştaki röprizi silebilirsiniz, nakarata röpriz koyulabilir. Aslında dolaplar başa değil nakarata dönüyor.​
Usul çizgilerini birleştirebilirsiniz, ağır aksak olan yerlerde. (5/4'lük olarak ayırmışsınız)​
Semai kısmını ise 6/4 yazsanız daha iyi olur, yürük semai gibi. Muallim İsmail Hakkı Bey notasında o yeri 6/8'lik yazmış, öyle de yazılabilir :)
İkinci sayfadaki ("Olsun ikbâlin gibi ömrün füzûn") aynı nağmeli olan nakaratı senyö ile yazabilirsiniz.​
Bir de aranağme, usulün üçüncü dörtlüğünden başlıyor; "zûn" hecesiyle ölçü başlıyor üçüncü dörtlükde röprizle aranağme giriyor ve dolaplarla usul tamamlanıyor.​
Güftelerde bazı yerlerde kaymış; ilk mısraın "ik" hecesi iki dörtlük neva perdesinde olacak, hemen bir önceki notada.​
İlk mısradaki "dânâ-yı fünûn" güftesinin "yı" hecesi "fü" hecesinden önce tekrar ediyor. (bunun gibi birkaç yer daha var)​
"Ola kalb-i şevketin" olacaktı, notanın altında "ti" yazılmış.​
İsmail Hakkı Bey notasında da -İSAM da olduğu gibi- sünbüle perdeleri yok, icraya sonradan eklenmiş sanırsam. Şakir Ağa'nın kardeşi olan Kemani Mustafa Ağa, Nasır Dede'nin Arazbar anlatımı gibi bu eseri yapmış olabilir. (Neva üzerinde pencgah-ı asl)​

Tekrardan emeğinize sağlık, teşekkür ederiz. 🙏
 
Messages
1546
Reactions
1946
Güfteyi Camiulelhan ve Hanende'den yazdım. "mesûn" kelimesi Lügat-ı Remzî'de "me" ile, Kubbealtı'nda "ma" ile yazılmış. "i'dâ" kelimesi ise Lügat-i Remzî'de anlamı şöyle verilmiş: link

Ey şeh-i dânâ-yı iklîm-i fünûn
Ola kalb-i şevketin gamdan mesûn
Dem-be-dem oldukça nusret-rû-nümûn
Olsun ikbâlin gibi ömrün füzûn
Kahrıyla i'dânın olsun rû-yi zerd
Kalmasın aslâ senin gönlünde derd
Dâim oldukça bu çerh-i lâciverd
Olsun ikbâlin gibi ömrün füzûn
 
Last edited:
Messages
57
Reactions
69
Güfteyi Camiulelhan ve Hanende'den yazdım. "mesûn" kelimesi Lügat-ı Remzî'de "me" ile, Kubbealtı'nda "ma" ile yazılmış. "i'dâ" kelimesi ise Lügat-i Remzî'de anlamı şöyle verilmiş: link

Ey şeh-i dânâ-yı iklîm-i fünûn
Ola kalb-i şevketin gamdan mesûn
Dem-be-dem oldukça nusret-rû-nümûn
Olsun ikbâlin gibi ömrün füzûn
Kahrıyla i'dânın olsun rû-yi zerd
Kalmasın aslâ senin gönlünde derd
Dâim oldukça bu çerh-i lâciverd
Olsun ikbâlin gibi ömrün füzûn
Teşekkür ediyorum. Maalesef hiçbir yerde bulamamıştım methiyeyi.
 
Messages
57
Reactions
69
Merhabalar, emeğinize sağlık :)

Aslında eserin formu şarkı, Muallim İsmail Hakkı Bey öyle yazmış. Güftesi medhiye.​
En baştaki röprizi silebilirsiniz, nakarata röpriz koyulabilir. Aslında dolaplar başa değil nakarata dönüyor.​
Usul çizgilerini birleştirebilirsiniz, ağır aksak olan yerlerde. (5/4'lük olarak ayırmışsınız)​
Semai kısmını ise 6/4 yazsanız daha iyi olur, yürük semai gibi. Muallim İsmail Hakkı Bey notasında o yeri 6/8'lik yazmış, öyle de yazılabilir :)
İkinci sayfadaki ("Olsun ikbâlin gibi ömrün füzûn") aynı nağmeli olan nakaratı senyö ile yazabilirsiniz.​
Bir de aranağme, usulün üçüncü dörtlüğünden başlıyor; "zûn" hecesiyle ölçü başlıyor üçüncü dörtlükde röprizle aranağme giriyor ve dolaplarla usul tamamlanıyor.​
Güftelerde bazı yerlerde kaymış; ilk mısraın "ik" hecesi iki dörtlük neva perdesinde olacak, hemen bir önceki notada.​
İlk mısradaki "dânâ-yı fünûn" güftesinin "yı" hecesi "fü" hecesinden önce tekrar ediyor. (bunun gibi birkaç yer daha var)​
"Ola kalb-i şevketin" olacaktı, notanın altında "ti" yazılmış.​
İsmail Hakkı Bey notasında da -İSAM da olduğu gibi- sünbüle perdeleri yok, icraya sonradan eklenmiş sanırsam. Şakir Ağa'nın kardeşi olan Kemani Mustafa Ağa, Nasır Dede'nin Arazbar anlatımı gibi bu eseri yapmış olabilir. (Neva üzerinde pencgah-ı asl)​

Tekrardan emeğinize sağlık, teşekkür ederiz. 🙏
Bu güzel tetkik için ayrıca müteşekkirim. Neval Güleç'in icrasını ile dinleyerek yapmaya gayret gösterdim. Uyarılarınız dahilinde düzenlemeye çalışacağım.
 
Top Bottom