Bestekâr
Refik Fersan (Tanburi)
Güfte Sâhibi
Orhan Seyfi Orhon
Makam
Nihavend
Form
Şarkı
Usûl
Semai
Kaynak
Sanat Müziği Notaları

Makam

DîvânMakam Robotu
Messages
45095
Reactions
222
Eser:
Benim gönlüm bir kelebek dolaşıyor çiçek çiçek

Bestekâr:
Nazmi Atlığ

Güfte Sâhibi:
Orhan Seyfi Orhon

Makam:
Nihavend

Form:
Şarkı

Usûl:
Semai

Güfte:
-

Kaynak:

Diğer Bilgiler:
Arşiv No: 1436 -
 

Download all Attachments

Ahmet Yağmur Kucur

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ses Sanatçısı
Messages
100
Reactions
210
Facebook
link
YouTube
link
Bu şarkının bestekârı Refik Fersan’dır, onun el yazısıyla yazılmış notası da vardır. Ayrıntılı bilgi için Murat Bardakçı’nın “Refik Bey” kitabına bakılabilir.
 
Messages
26
Reactions
24
yayınlanan notalar bir-iki es ve uzatma dışında farklı değil, versiyon denebilir mi, ama versiyon eskiz ifadesi ise tamam. Ancak Refik Fersan'ın da yine aynı makamda aynı ölçü de bir notasyonu var. Bu notasyona "neyzen.com" dan ulaşabilirsiniz. Giriş ve ara nağme farklı, eğer bu yürütme ise farklı bestekarların aynı güfteye yaptığı tüm bestelerin irdelenmesi gerekmez mi?
 

Derûnhân

Staff member
Arşiv Görevlisi
Messages
1949
Reactions
3280
Website
link
Facebook
link
yayınlanan notalar bir-iki es ve uzatma dışında farklı değil, versiyon denebilir mi, ama versiyon eskiz ifadesi ise tamam. Ancak Refik Fersan'ın da yine aynı makamda aynı ölçü de bir notasyonu var. Bu notasyona "neyzen.com" dan ulaşabilirsiniz. Giriş ve ara nağme farklı, eğer bu yürütme ise farklı bestekarların aynı güfteye yaptığı tüm bestelerin irdelenmesi gerekmez mi?

Buradaki durum başka bir durum. Tabii ki isteyen herkes aynı güfteye yeni bir eser ortaya çıkarabilir. Bu yürütme olmuyor. Ama bu şahış yeni bir eser yazmamış, bildiğimiz bir iki nota değiştirerek çalmış. O yüzden de bu notaları ilk mesaja taşımadım.


1630674837202.png
 
Messages
26
Reactions
24
Nazmi Atlığ : Devlet sanatçısı Prof. Dr. Nevzat Atlığ‘ın babası, Edirneli ve süvari albayı olan bestekârımız Nazmi Atlığ’ın, mesleği nedeniyle görev yeri değiştikçe, musikinin oluşturduğu çevre insanları da değişiyordu. Bu yüzden Nazmi Atlığ, hem çocuklarına uygun okulların bulunduğu, hem de birlikte çalışabileceği musiki meraklılarıyla karşılaşmasının kolay olabileceğini düşünerek, daha çok büyük ilçe ve şehirlerde görev yapan jandarma sınıfına geçti.

Böylece, Geliboluya atanarak alıştıkları musikili hayâtın mahrumiyetini çekmediler. Nazmi bey, sanki Geliboluya gelen jandarma yüzbaşısı değil de, keman çalan ünlü musikişinastı. Udunu, cümbüşünü, tanburunu kapıp gelenler, sesinin güzel olduğuna inananlar ve musikiden anladığını söyleyenler hatta, çocuğuna musiki öğretmesini rica edenler, bir hafta geçmeden ahbap kadrosuna kayıtlandılar.

Gelibolu’da dönemin zor koşullarından dolayı öğretmen sıkıntısı vardı. Boş geçen müzik derslerine de Yüzbaşı Nazmi Atlığ girerdi. Ailecek sevdiler Gelibolu’yu. Nazmi bey, yine evini musiki toplantılarına açtı. Eşi Seniha hanım, adeti olduğu üzere zahmetli ev sahibeliğinden yerinmeyi aklına bile getirmedi. (Salih Bora sayfasından alıntıdır.)
Bu sitede besteci olarak yayınlanan "benim gönlüm bir kelebek" şarkısı hariç dört adet bestesi bulunmaktadır.
Çileler Dolmayınca Kalp Kalbi Bulmayınca - Nazmi Atlığ - Hicaz
Her Yalana Kanmışsın - Nazmi Atlığ - Kürdili Hicazkar
Kanadı Bugün De İçimde... - Nazmi Atlığ - Hicaz
Kanaryamın Süslü Temiz Küçücük Bir Kafesi Var - Nazmi Atlığ - Hüzzam
 

Derûnhân

Staff member
Arşiv Görevlisi
Messages
1949
Reactions
3280
Website
link
Facebook
link
@cenan

Bu durumda ne diyebilirim bilmiyorum. Murat Bardakçı günümüzde sanırım bu alanda en bilgili kişi. Tabii ki o da bir hatâ yapmış olabilir ancak orijinal eseri görmüş ve karşılaştırmış ve sonuç böyle diyor. Zâten başka eseri yoktur da demiyor, duyulmamış başka eseri yok diyor. Belki yanlışlıkla Nazmi Bey üzerine kayıt edilmiştir, bilmiyorum. Ancak Murat Bey öyle diyorsa biraz ciddî karşı belge gerekiyor.
 
Messages
26
Reactions
24
@cenan

Bu durumda ne diyebilirim bilmiyorum. Murat Bardakçı günümüzde sanırım bu alanda en bilgili kişi. Tabii ki o da bir hatâ yapmış olabilir ancak orijinal eseri görmüş ve karşılaştırmış ve sonuç böyle diyor. Zâten başka eseri yoktur da demiyor, duyulmamış başka eseri yok diyor. Belki yanlışlıkla Nazmi Bey üzerine kayıt edilmiştir, bilmiyorum. Ancak Murat Bey öyle diyorsa biraz ciddî karşı belge gerekiyor.
Buradaki yazışmaların amacının, eksiklerimizi gidermek, bilgilerimizi derinleştirmek ve paylaşmak olduğunu düşünüyorum. Murat hoca bu konularda sözü yabana atılamayacak bir şahsiyettir. Sözlerde kalan durumlarda, şüphesiz sözü geçerli olmak durumundadır. Sadece "yürütülme" yakıştırması ile Nazmi Bey bir araya gelemedi kafamda, belki bir düzenleme çabası sonucu eser ona yazılmış olması bana daha mantıklı geldi. İlginize çok teşekkür ediyorum.
 

Derûnhân

Staff member
Arşiv Görevlisi
Messages
1949
Reactions
3280
Website
link
Facebook
link
Buradaki yazışmaların amacının, eksiklerimizi gidermek, bilgilerimizi derinleştirmek ve paylaşmak olduğunu düşünüyorum.
Aynen, tam isâbet. Sitemizin yegâne amacı bu diyebiliriz genel olarak. Siz de gâyet güzel bir şekilde buna dâhil oluyorsunuz, teşekkür ederim.

Murat hoca bu konularda sözü yabana atılamayacak bir şahsiyettir. Sözlerde kalan durumlarda, şüphesiz sözü geçerli olmak durumundadır. Sadece "yürütülme" yakıştırması ile Nazmi Bey bir araya gelemedi kafamda, belki bir düzenleme çabası sonucu eser ona yazılmış olması bana daha mantıklı geldi. İlginize çok teşekkür ediyorum.
Murat Bey'i tabii ki şahsen tanımıyorum ama televizyon programlarını çok izledim ve yazılarını okuyorum. Kendisi "sivri dilli" konuşmayı seviyor, özellikle elinde belgesi varsa hiç çekinmeden kışkırtma derecesine varabiliyor. Tabii ki Nazmi Atlığ Bey'in de günâhına girmemek gerekir. Dediğimiz gibi belki de ortada bir yanlış anlaşılma sonucu böyle bir durum ortaya çıkmış olabilir. Örnek olarak TRT'de biri eseri yanlış girmiştir dokümana, oradan beri öyle gelmiştir. Ancak Murat Bey tesâdüfen "yürütülmüş" diyeceğini sanmıyorum. Bence bizim bilmediğimiz bir olay, bir hikâye vardır bu meselenin arkasında. Şu an ben de "göbekten" konuşuyorum ve tahmînen Fahire Hanım'ı çok iyi tanıdığı için ona bâzı şeyleri anlatmış olabilir. O da buna dayanarak böyle bir dille yazmıştır. Bence akademik bir eser veren bir insan kolayca kimseye "yürütme" ithamında bulunmaz, ya da en azından Murat Bey belgesiz konuşmaz diyelim.
Bir üyemiz beni uyardı bu arada. Dedi ki, Murat Bey'in (sanırım) Nevzat Atlığ Bey'den hoşlanmadığı açık bilinen bir durum. Acaba kendisi bu durumdan ötürü böyle bir yakıştırma mı yaptı diye sordu, yâni belki de Murat Bey'i ciddîye almamak gerekir aralarında bir husûmet olduğundan. Ama kendimi tekrarlamam gerekirse, Murat Bey öyle kolay kolay desteksiz bir şekilde "sivri dilli" konuşmaz, mutlaka bir bildiği vardır bence.

Sonuç olarak yeni bir bilgi gelmedikçe bu eserin sâhibi bizde Refik Bey adına kayıtlı olacaktır. Diğer eseri ayrı bir eser olarak kaydetmeyi doğru bulmuyorum.
 
Top Bottom