Messages
54
Reactions
90
Selam dostlar, sadece Hüseyni makamında bile birçok “belirsiz” peşrev notasına rastladıktan sonra, artık bu la edri saz eserlerine bir isim ya da numara mı verilse diye aklıma geldi. Bir kısmının notasında ismi var, “ciğer delen” gibi (kantemiroğlunda) ama sitede başlığa yazılması unutulmuş. O kolay, halledilir..

Diğerlerine ise bestekarı bilinmediği için belirsiz diyoruz ama arayıp bulmak için bir ipucu bıraksak fena olmaz. Arama-tarama çok sıkıntılı, hangi peşrev sorusunun cevabı yok.

1) Biz de peşrevlere isim verelim desek keyfe-keder veya zahmetli olabilir. Mesela “kuş konduran peşrevi” 🤣 olursa hoş olur o ayrı.. :) İsim anketi yarışması da yaparız, a diyenler b diyenler.

2) Numara versek fena olmaz sanki. Mesela “Hüseyni Birinci Peşrev, İkinci Peşrev” gibi.

3) Usullerine göre de isim alabilir; “Hüseyni Hafif Peşrev”, veya “Uşşak Devr-i Kebir Peşrev” aynı usulden çok bilinmeyen eser varsa “Hüseyni Hafif İkinci peşrev” gibi de olabilir.

Ben size tevdî ediyorum mevzuyu belki bir karsuyu kaçar birinin kulağına yazayım dedim :) Atış serbest..
 

Derûnhân

Staff member
Arşiv Görevlisi
Messages
1962
Reactions
3311
Website
link
Facebook
link
İsimlendirmeden ziyâde numaralandırma meselesi olabilir.

Tek sıkıntı yârın bir gün belirsiz olan bir eserin ismi ortaya çıktığında, ya da bestekârı meçhul olmaktan çıktığında, numaralandırmalarda boşluklar olacak.

Birinci Peşrev - Belirsiz - Hüseyni
İkinci Peşrev - Belirsiz - Hüseyni
Dördüncü Peşrev - Belirsiz - Hüseyni
Beşinci Peşrev - Belirsiz - Hüseyni
Altıncı Peşrev - Belirsiz - Hüseyni

Altıncıya kadar saydık ama artık elimizde 5 eser var. Üçüncü olan belirsiz olmaktan çıkmış çünkü.
Geri kalanları bir numara aşağıya mı indirmek lâzım? Karışıklık yaratmaz mı bu?

Sağlam sistemli bir çözüm bulabilirsek, yapılabilir. Toplamda 619 belirsiz olan saz eserleri var sistemde. Yâni o kadar büyük bir sayı değil.
 

Marş Araştırmacı

Araştırmacı
Messages
159
Reactions
158
Bu önerinin tam nekadar şekilde bir şaka, yada ciddi olduğunu açıkcası tam anlıyamadım, ama bu gerçekten bir sorun. Sistem sorunu gerçekten çözebiliriz.


Şimdi garip isimleri olan peşrevler gerçekten var. İsminden nerde ve ne için kullanılmış olduğunu bazen tespit bile edebiliyoruz. Hatta usulun isimleri bile hangi amaçtan gelmiş olduğuna dahil bir ipucu verebiliyior.

Şimdu bunlara numara versek dikkatli olmak lazım. Numara ilerde yanlış bir anlam çıkarabilir, mesela ayini şerifide mesela numaradan, nasl tanzim edimmiş ve hangi nizama göre icra edildiği tespit ediliyor (mesela 3. Selam, 4.Selam gibi). Üstelik böyle bir numara koyulsa, ozaman hepisi ayni kategori, aynı zamandan veya besteciden gelmiş gibi bir algı oluşuyor

"Ben birinici mahur peşrevi çaldım, şimdi ikinciyi icra ediyim" gibi, yada buna benzer, sanki aynı külliyattan geliyormuş gibi bir algı oluşabilir.

Eğer Albert Bobowsky (Ali Ufki) Bey'in yada Kantemir'den bir eser alırsak, ve o eserin isimi yoksa, müzikologların kullandığı numarayı kullanırız mesela:
Ciğer delen (Şah Murad(?)) Peşrevin bir isimi olmasaydı ozaman : Peşrev, (Besteci), ve kaynak (yani versiyon Ali Ufki'den se mesela) 16v-17r/38-9.
Ozaman tam hangisi kast edildiği anlaşılır. Halk arası için tabiki pek uygun değil. Ozaman eski usul : Dediğiniz gibi "Makam, Usul". Gibi yapmak gerek. Ama "brinici, ikinci" dersek yanlış bir anlam çıkabilir.


Şu an böyle olduğu gibi bırakırdım.
Onların üzerine en az bir detail daha eklersek ozaman belki daha düzenli olur. Mesela:

Peşrev - Belirsiz - Mahur
Peşrev - Belirsiz - Mahur [Mehter]
Peşrev - Belirsiz - Mahur (....)

Yani kullanılmiş, yada bir konuya mahsus bestelenmişse ozaman onun bir kullanım yeri gibi birşey.

Biliyorum, buna benzer bir sistem var zaten, ama birkaç eserlerin kullanım amacı belli olduğuna rağmen hala "Berlirsiz" diyor. Birkaç tespit ettiğim peşrevler mesela mehter tarı, Ali Ufki Beyin külliyatından, ama o bilgi daha eklenmemiş, ondan bir makama, birçok "belirsiz" aynı gibi eserler var. Araştırmakla beraber bunları teker-teker toparlamak lazım.
Bunun üzerine enaz birkaç "Belirsiz" ve aynı gibi gözüken eserler toparlanmış olur.
Mesela şimdi İsmail Hakkı Beyin Foxtrot - Leyla ile yaptığım gibi.
 
Messages
54
Reactions
90
Rakam olması en ideali bence de ama @Derûnhân dediğiniz sorunu nasıl aşarız bilemedim, o eser belirlenince, o sayfa kapatılmaz -> “şurayataşındı” diye bir link koyulur. Asıl yerine/başlığa iletir kullanıcıları. Tabi hala kronik bir sorun olarak kalır boşluktaki numara. Eserin geçmişine dair bir not gibi kalır sitede.

İsim verebiliriz, beğendiğimiz isimlerden bir havuz/küme oluşturup eserlere dağıtabiliriz. Belki bu eserlerin canlanmasına da vesile olabilir. “Nergis peşrevini” çaldım, çalıyoruz.. gibi.. Çiçek 🌷isimleri olur, renklerin “lal” “sefîd” “benefseci” gibi arapça farsça halleri de tercih edilebilir, içlerinden biri “belirlenir”se de sorun olmaz böylece listeden kolayca çıkar ve boşluk oluşmaz.

Bestekarı ortaya çıkarsa karışıklık olur mu? Veya ayıp mı olur o esere bir isim vermek? Bana kalsa bu “ciğer delen” vesaire peşrevlere ecdad sonradan isim vermiştir.. Bizim de bir ortak fikirde buluşmamız yeterli heralde. Toplamda 30-40 kelime seçip her makamdaki belirsizlere dağıtabiliriz. Yani aynı isimde farklı makamlarda peşrevler olabilir. 600 eser var diye o kadar isim olmamalı bence. Her makam için aynı 30 kelime ayrışmalarına ve kolay bulunmalarına yeter.

Öyle bir kelime kümesi yaparız ki “belirsiz” kategorisinde olduğunu yeni isminden de duyunca belli eder.

Ya da mecburi bir ön ek koyarız “Mechul” veya “müsemma” olabilir. “Müsemma Şems Neva Peşrevi” “Mechul Şems Uşşak Peşrevi” bu eser görülünce sonradan isimlendirildiği anlaşılır mesela.

veya farsça bir ön ek atıyorum “nev-“ gibi. “Nev-Nihal Saz semai (uşşak)” gibi. Böyle bir tane ön ek olursa ve 30’kelime kullanabilsek kafi olur heralde. Onu duyunca hemen “bunu da divanmakam isimlendirmiş” diyebilmek belki en önemlisi.

Bu işi bir kurum yapsaydı, çok daha kapsayıcı ve geçerli olurdu ama divanmakam güzel bir mecra ve ana-akım olması hasebiyle kabul görebilir.
 
Last edited:
Top Bottom